Gençler neden telefonlara cevap vermiyor? Uzmanlar nedenini açıkladı

Gençlerin telefon görüşmelerinden uzaklaşmasının arkasında yalnızca mesajlaşma alışkanlığı yok. Araştırmalara göre 18-34 yaş grubunun yüzde 70'i mesajlaşmayı tercih ederken, yarısından fazlası beklenmedik bir telefon aramasını kötü haber ihtimaliyle ilişkilendiriyor.

Gençler neden telefonlara cevap vermiyor?

Gençler arasında telefonla konuşmak giderek daha az tercih edilen bir iletişim biçimine dönüşüyor. Özellikle habersiz gelen aramalar, bazı gençlerde kaygı ve stres yaratırken mesajlaşmak çok daha rahat bir seçenek olarak görülüyor. 2024 yılında yapılan bir araştırmaya göre, 18-34 yaş grubundaki kişilerin yüzde 70'i telefon görüşmesi yerine mesajlaşmayı tercih ediyor.

Katılımcıların dörtte biri gelen aramaları hiç yanıtlamadığını söylerken, yarısından fazlası beklenmedik bir telefon görüşmesini kötü haber alma ihtimaliyle ilişkilendiriyor.

Nesiller arası ilişkiler uzmanı ve yazar Sophie Riegel'e göre özellikle 14-29 yaş arasındaki gençler, habersiz telefon aramalarını anında ilgi gösterilmesi gereken bir talep olarak algılıyor. Telefon çaldığında mevcut işlerini bırakıp konuşmaya hazır olmaları gerektiğini düşünmeleri, iletişimi keyifli bir deneyimden çok baskı yaratan bir duruma dönüştürebiliyor.

Gençler neden telefon yerine mesajlaşmayı tercih ediyor?

Riegel, gençlerin telefon görüşmelerini anlık tepki vermeyi gerektiren bir tür canlı performans olarak gördüğünü belirtiyor. Konuşma sırasında söylenecekleri düşünmek, doğru kelimeleri seçmek ve sohbeti devam ettirmek zorunda kalmak duygusal açıdan yorucu olabiliyor.

Mesajlaşmak ise bu baskıyı azaltan bir seçenek. Kişi gelen mesajı istediği zaman okuyabiliyor, vereceği yanıtı düşünebiliyor ve konuşmayı kendi hızında sürdürebiliyor. Üstelik basit bir sorunun yanıtı birkaç kelimelik mesajla verilebilecekken telefon görüşmesinin uzun bir sohbete dönüşmesi de gençler tarafından zaman kaybı olarak değerlendirilebiliyor.

Beklenmedik aramaların kötü haberlerle ilişkilendirilmesi ise kaygıyı artıran başka bir etken. Özellikle mesajlaşarak iletişim kurmaya alışmış gençler için önceden haber verilmeden yapılan telefon görüşmeleri, ortada acil veya ciddi bir durum olduğu izlenimini yaratabiliyor.

Nesiller arasındaki telefon görüşmesi sorunu nasıl çözülebilir?

Uzmanlar, farklı iletişim alışkanlıklarına sahip nesillerin birbirlerine uyum sağlaması gerektiğini düşünüyor. Bunun için önerilen en basit yöntem, telefonla aramadan önce kısa bir mesaj göndererek karşı tarafın müsait olup olmadığını sormak. Böylece görüşme için iki kişinin de uygun olduğu bir zaman belirlenebiliyor.

İletişimin içeriğine göre yöntem seçmek de önemli. Kısa bir yanıt gerektiren konuların mesajla iletilmesi, uzun sohbetler veya duygusal açıdan önemli meseleler içinse telefon görüşmesinin tercih edilmesi öneriliyor.

Habersiz aramaların acil durumlarla sınırlandırılması, telefon çaldığında gereksiz kaygı yaşanmasını da azaltabilir. Bununla birlikte uzmanlar, gençlerin de gelen aramaları tamamen görmezden gelmemesi gerektiğini belirtiyor. O anda konuşmak istemeyen veya müsait olmayan kişilerin daha sonra geri dönüş yapması, nesiller arasındaki iletişim kopukluğunu önlemenin yollarından biri olarak gösteriliyor.