İnternet adreslerinde uzun bir aranın ardından yeni bir dönem başlıyor. Web sitelerinin kullandığı .com, .net ve .org gibi uzantılara yenilerini eklemeye hazırlanan Internet Corporation for Assigned Names and Numbers (ICANN), on yılı aşkın süredir düzenlemediği başvuru sürecinin sonuçlarını paylaştı.
Toplam 1.615 başvurunun yapıldığı yeni turda .fart, .zzz, .slop ve .taylorswift gibi alışılmışın dışında uzantılar da yer alıyor. Ancak bu adreslerin kullanıma girmesi için önce değerlendirme sürecini tamamlamaları gerekecek.
İnternetin alan adı sistemini 1999 yılından bu yana yöneten ABD merkezli kar amacı gütmeyen kuruluş, benzer bir süreci en son 2012 yılında başlatmıştı. O dönemde .plumbing, .wedding, .pizza ve .babysitting gibi uzantıların önü açılmıştı. Bu kez başvuruların 333'ü markalardan, 16'sı ise topluluk gruplarından geldi. Kalan başvurular arasında farklı kuruluşların ve bireylerin talepleri bulunuyor.
ICANN Başkanı ve CEO'su Kurtis Lindqvist, ortaya çıkan tablonun dünya genelindeki kuruluşların çevrim içi kimliklerini güçlendirmek ve topluluklarıyla iletişim kurmak için yeni yöntemler aradığını gösterdiğini söyledi.
Bir internet uzantısı için 135 milyon dolar ödenmişti
Yeni bir üst düzey alan adı almak, sıradan bir internet adresi kaydettirmekten çok daha pahalı. Yalnızca başvuru ücretleri 227 bin dolardan (yaklaşık 171.565 sterlin) başlıyor. Aynı uzantıyı birden fazla şirket istediğinde ise açık artırmalar sonucunda milyonlarca dolarlık anlaşmalar ortaya çıkabiliyor.
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri .web uzantısı için yaşandı. Nu Dot Co adlı şirket, söz konusu uzantının kontrolünü elde etmek amacıyla 135 milyon dolar ödedi. Google da 2015 yılında .app uzantısını almak için 25 milyon dolar harcadı.
Alan adı pazarındaki ekonomik potansiyel oldukça büyük. Küresel teknoloji şirketi Verisign, yalnızca .com uzantılı adreslerin kayıt hizmetlerinden yılda yaklaşık 1,5 milyar dolar gelir elde ediyor. Yeni başvuru turunda da büyük yatırımlar dikkat çekiyor. Alan adı yatırımcısı Yoni Belousov'dan 36 milyon dolar finansman sağlayan bir grup, aralarında .fart, .slop ve .itiswhatitis'in de bulunduğu yüzlerce uzantı için harekete geçti.
Yapay zeka şirketleri aynı uzantıların peşinde
Başvurular arasındaki en yoğun rekabet alanlarından biri yapay zeka. Özellikle yapay zeka ajanlarıyla ilişkilendirilen .agent uzantısı için OpenAI dahil 13 farklı şirket yarışıyor. Yapay genel zekanın kısaltması olan .agi uzantısına ise yedi ayrı başvuru yapıldı.
OpenAI yalnızca bu iki alanla ilgilenmiyor. Şirket, .openai, .chatgpt ve .codex dahil kendi markalarıyla ilişkili 15 farklı uzantı için de başvuruda bulundu. Meta'nın talep ettiği yeni uzantı sayısı 21'e ulaşırken, Anthropic ise hem şirket adını hem de Claude yapay zeka sistemini temsil eden .anthropic ve .claude uzantılarını istedi.
Şirketlerin yanı sıra tanınmış kişilerin isimleri de yeni alan adı yarışının bir parçası haline geldi. Taylor Swift'in haklarını yöneten şirket .taylorswift uzantısı için başvuru yaptı. Donald Trump'ın ticari markalarını yöneten holdingin bir iştiraki de .trump uzantısını almak üzere girişimde bulundu.
Bütün bu başvurular henüz ilgili uzantıların kesin olarak sahiplenildiği anlamına gelmiyor. ICANN'in yeni adreslerle ilgili nihai kararını 17 Kasım'da açıklaması bekleniyor.
Yeni uzantılar internet güvenliğini nasıl etkileyecek?
Yeni alan adlarının sayısındaki artış, internet güvenliği konusunda da tartışmalara yol açıyor. Çevrim içi güvenlik alanında çalışan uzmanlar, ICANN'in alan adlarının arkasındaki gerçek kişilerin veya kuruluşların kimliklerini yeterince denetlemediğini savunuyor.
DNS Research Foundation tarafından yayımlanan bir araştırma da bu endişelere dikkat çekiyor. Çalışmada, ICANN'in yeni üst düzey alan adı programıyla kullanıma açılan uzantılar ile Avrupa ülkelerine ait alan adları, kötü amaçlı faaliyetler açısından karşılaştırıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre, 2012 yılında başlatılan program kapsamındaki yeni uzantılar tüm web sitesi kayıtlarının yaklaşık yüzde 8'ini oluşturmasına rağmen kimlik avı, kötü amaçlı yazılım ve istenmeyen e-posta faaliyetlerinin yüzde 27'siyle ilişkilendirildi.
Buna karşılık Avrupa ülkelerine ait ülke kodlu uzantılar, toplam kayıtların yüzde 14'ünü oluştururken kötü amaçlı faaliyetlerin yalnızca yüzde 3'ünde yer aldı.
Ortaya çıkan bu fark, yeni uzantıların kullanım alanları kadar güvenlik denetimlerinin de tartışılmasına neden oluyor. ICANN'in önündeki süreçte hangi başvuruların kabul edileceği kadar, yeni alan adlarının kötüye kullanılmasını önlemek için uygulanacak kontroller de gündemde olacak.