Korku ve paranoya dolu bir hayatta kalma deneyimi: Zort İnceleme
Zort’un oynanışı, hayatta kalma mekaniğinin ötesinde stratejik kararlar almayı gerektiriyor. Oyuncular, sınırlı kaynaklarla hareket etmek zorunda ve çevrede buldukları nesneleri dikkatli kullanmalılar. Haritada ilerlerken karşılaşılan yaratıklar, geleneksel korku oyunlarındaki gibi yalnızca peşinizden koşan düşmanlardan ibaret değil. Sesleri taklit edebilmeleri, takım oyununu bile bir paranoya oyununa dönüştürebiliyor. Mikrofon açıkken duyduğunuz yardım çağrısı gerçek mi, yoksa bir tuzak mı? Bu belirsizlik, Zort’un gerilimini her an zirvede tutuyor.
Oyunun en ilginç yanlarından biri ise atmosferi. Gerginliği her an hissettiren tasarımı, bazen rahatsız edici olsa da yer yer karşılaşılan absürt ve kültürel göndermelerle farklı bir tat kazanıyor. Duvardaki bir yazı, beklenmedik bir espri veya tanıdık bir ses kaydı, bu korku dolu dünyayı daha unutulmaz hale getiriyor. Ancak bu mizahi dokunuşlar, oyunun ciddiyetini ve korku öğelerini baltalamıyor; aksine, Zort’un kendine özgü kimliğini pekiştiriyor. Haritalar da bu kimliği destekler nitelikte. Her biri detaylı bir şekilde işlenmiş ve keşfedilmeyi bekleyen sırlarla dolu.